17 Mart 2017 Cuma

Sinyor Terim’in Roma seferi

Sinyor Terim’in Roma seferi
İnsanların kendi koşullarına göre belirledikleri stratejiler, aynı zamanda o kişinin yapısını da ortay koymaktadır.
Terim’in stratejilerini genellikle görünen için değil de, kafasının arkasındaki hedefe ulaşmak için belirliyor.
Roma seferide bu amaca uygun belirlenmiş bir stratejidir. 
Öncelikle neden böyle bir sefere çıkma ihtiyacı hissettiğine bakmak lazım. 
Olay tabii ki Milli takım ile ilgili sıkıntılardan kaynaklanmaktadır. Avrupa Kupasındaki başarısızlık ile başlayan gerginlik, Arda ve diğer arkadaşlarının Milli Takıma çağrılmamasıyla ayyuka çıktı. Avrupa Kupasındaki başarısızlık bir şekilde tolere edildi edilmesine de, grup çatışması Sinyoru hırpaladı…

Siyasi erkin inisiyatifi altında futbol şekillendiğinde bu tercihler kaçınılmaz olur! Ve tercihlere karşında haliyle boyun kıldan ince hale gelir.
Kadroya almadığı oyuncuları tekrar alması tabii Sinyor için ciddi prestij kaybına neden oldu. Hamle alışkanlıkları bu dönem tutmadı. Eskiden belki tutuyordu, ama koşullar ve jenerasyon değişiklikleri bazen koşulların kişinin elinden kaçmasına neden olabiliyor. Bunun en önemli nedeni, entelektüel olarak yeni nesli karşılama zafiyeti ve başkentte iş bitirme alışkanlıklarıdır.

Teknik direktör olarak sabit tutum ve kenarda “kutsal abi” figürü ile maçı yönetmenin artık bir karşılığının kalmaması da, Sinyoru oldukça etkiledi.
Anakara ile aranın soğuması tabii belirleyici oluyor. En önemli belirtisi, çok yakın çalışma arkadaşı olan (Tıptan futbola terfi olan) Prof. Dr. Bülent Bayraktar’ın İstanbul Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi dekanlığındaki görevinden alınmasıdır.

Süreç böyle işleyince, haliyle aldığı ücreti koruyacak şekilde ve devamlılığı olan koşulları yaratmak kaçınılmaz oluyor. İşte Roma seferi bu stratejinin bir parçası olarak devreye girdi. Tabii burada hedef Roma değil o bir geçiş pozisyonunun argümanıdır.
Önce Fiorentina ortaya çıktı ve gazete haberleri ile mesaj verilerek bir algı sürecini devreye soktu. Arkasından Roma süreci ve orada mesajlar vererek İtalya spor kamuoyunun sempatisini kazanmak için, Roma’nın UEFA Kupasını kazanması temennisinde bulundu. Burada Beşiktaş ile bir tasarruf yapacak durumu olmadığı için, çok rahat bunu söyleyebildi.

Tabii İtalya’dan ayrılışında, Fiorentina başkanı Cecchi Gori ile yaşadıkları ve takımın dördüncü kümeye kadar düşüş süreci var ki sol eğilimli bir şehrin insanlarının tepkilerini kullanmaya kalkışması, Gecci Gori’nin istifasına neden olmuştu. Diğer önemli husus ise Milan’dayken Torino maçı sonrası, maçı 1-0 kaybettikleri halde, Terim, Mehmet Ağar, Cavit Çağlar ve Çağların özel uçağıyla Torino’dan İstanbul’a gelmesiydi. Çünkü Galliani ertesi gün yaptığı açıklamada “Milan takımı tarihinde ilk defa bir deplasmandan hocasız olarak Milano’ya döndü” diye, açıklama yapmıştı ve bu açıklamadan sonra Terim’in görevine son verilmişti. Bunların unutulması mümkün değil…

Neyse Sinyorun seferine devam edelim…
Romanın gönlünü fethederek İtalya’ya mesaj vermesi, bir kapı aralığı aramak içindir. Bu kapı aralığının İtalya’da olamayacağını Sinyor çok iyi biliyor. Elindeki tek kapı Galatasaray…
Mesajın en önemli yeri de Galatasaray, fakat orada finans problemi büyük olduğu için ki Terim buna da olumsuz katkısı büyük olmasına rağmen, isteyeceği parayı almadan anlaşma ortamı sağlanmasına izin vermez. 
Galatasaray’a mesaj vermek ve panik yaratmak için bu hamlelere devam edecektir. Hani, “bakın, ben gidiyorum” denecek bir ortam yaratmanın çabasında…
Yarın Çin çıkar, Japonya çıkar, Rusya çıkar sürekli bir şeylerin adı geçip duracaktır.

Milli Takımın alacağı mağlubiyet ile sürecin aleyhine işleyeceğinin farkında olduğu için, süreci lehine çevirecek ortam yaratmaktan başka çaresi yok. Çünkü bu büyüklük de bir parayı kazanacağı başka bir ortam bulması oldukça güç. Bu kadar büyük meblağların ödendiği Ülkemizdeki belirleyici unsur, siyasi erkin futbolu kontrol etmesidir. 
Tabii siyasi erk ile ters düşüldüğünde de bunu kaybetme riski de her zaman olacağı kaçınılmazdır. Çünkü artık futbolcuların, menajerlerin, başkanların bu süreç içindeki ilişkileri konumlarını belirlemektedir.
Beşiktaşlıların alınganlık göstermesine gerek yok bence. Süreç Sinyor için farklı işliyor çünkü… O açıklamayı yaparken Beşiktaş’ın Avrupa Liginde oynadığı aklının ucundan bile geçmesi oldukça güç. 
Sinyor kendisi için çıkış aramaktadır. 
Zor durum…
Müslüm GÜLHAN

Hiç yorum yok :

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Uyarı:

Bu site Adg Amatörün Dünyası'na ait olup, yine onun tarafından işletilmektedir ve içerdiği görseller (metin pencereleri, grafikler, fotoğraflar, logolar, markalar vb.) uluslararası telif hakları ve ticari marka kanunları tarafından korunmaktadır. Kod ve yazılım da dahil olmak üzere, Adg Amatörün Dünyası'ında animasyon, fotoğraf, grafik, makale, yazı ve dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz, değiştirilemez, kopyalanamaz, çoğaltılamaz, yeniden yayımlanamaz, başka bir bilgisayara yüklenemez, postalanamaz, iletilemez ya da dağıtılamaz.
Telif ve mülkiyet hakları saklı kalmak koşuluyla, kişisel ve ticari olmayan kullanım amaçlarıyla bu sitenin olanaklarından yararlanılabilir.