HAZIRLIK MAÇLARI

12 Ocak 2017 Perşembe

Yağlı Güreş'te Devrim

Yağlı Güreş'te Devrim
Her yerin kar ve buzla kaplandığı bu mevsimde çayır çimen sporu olarak bilinen yağlı güreş, tarihte ilk defa spor salonuna taşındı ve harika bir organizasyonla Türk spor tarihinde yeni bir başlangıcın müjdesini verdi.


800 Yıllık ata sporu yağlı güreşler artık spor salonlarına taşındı. Hoppala buda nereden çıktı dediğinizi duyar gibiyim. Her zaman yürek burkan konularla mı gündemi işgal edeceğiz. Evet her yerin kar ve buzla kaplandığı bu mevsimde çayır çimen sporu olarak bilinen yağlı güreş, tarihte ilk defa spor salonuna taşındı ve harika bir organizasyonla Türk spor tarihinde yeni bir başlangıcın müjdesini verdi.


SOKAKDAKİ ADAM SPORA İLGİSİZ
Bu niye bu kadar önemli diye serzenişte bulunan okuyucularıma şunu arzetmek isterim. Sporun günlük hayatımızda adeta yok sayıldığı, önemsenmediği bir devirdeyiz. Popüler spor kültürünün tamamını kaplayan futboldan sonra ikinci bir branşı sorduğunuzda sokaktaki vatandaş yüzünüze alık alık bakıyor. Çünkü ne sportif bir hayatın içinde, nede spora karşı bir ilgisi var. Yapılan kamuoyu anketleri bizim bu düşüncemizi fazlasıyla destekliyor. Spor adeta Türk toplumunun içinden cımbızla çekilip alınmış. Okullarda dahi sembolik girişimlerin ve zorlama faaliyetlerin dışında sporun esamesi okunmuyor. Evet bu üzücü gerçeği itiraf eden spor adamlarının karamsarlığını birkaç gün önce gerçekleştirilen Balıkesir Karesi yağlı güreş turnuvası haberiyle bir nebze olsun gidermeye çalışalım.


METEHAN İLE COĞRAFYALARI AŞTI
Güreş sporu Türk milletinin ata sporu. Orta Asya’da bahadır yiğit gençlerin kendilerini ispatlamak ve delikanlılıklarını sergilemek için sürekli güreştikleri bilinir. Metehan’ın ordusunda iyi güreşen ve savaşan gençlerin çok genç yaşta kumandanlığa terfi ettiklerini tarihi kayıtlardan öğreniyoruz. Demek ki neymiş, spor hem bedensel bir güç gösterisi hem de taktik ve strateji kabiliyetini gerektiriyor. Sadece acı kuvvet yeterli gelmiyor sporda. Beynini kullanan sporcular sahip oldukları gücü en verimli şekilde ortaya döküyor ve nihai zafere ulaşıyorlar. Türk devletlerinin geliştiği coğrafyalarda güreş sporuda gelişmiş ve resmi organizasyonlara dönüşmüş.


30 AĞUSTOS ŞENLİKLERİNİN VAZGEÇİLMEZİ
Yüzlerce yıl Osmanlı imparatorluğunun gözbebeği olmuş yağlı güreş. Pehlivanların kısbet giyip yağlanıp kol bağladıkları organizasyonların en büyüğü Edirne’de yapılan Kırkpınar yağlı güreşleri olmuş. Kel Aliço, Demirkazık Mestan, Kurtdereli Mehmet gibi bir çok efsane isme mekan olmuş Kırkpınar. Havaların ısınmasıyla yemyeşil çayırlarda büyük bir coşku içinde izlenen yağlı güreşler Türkiye’nin birçok bölgesinde yapılır olmuştu. Ben bunu memleketim Mersinde yapılan 30 Ağustos şenliklerinden biliyorum. Cumhuriyetin ilan edildiği tarihten itibaren Mersin’in Tarsus ve Gözne geleneksel yağlı güreşleri hiç ara vermeden devam etti. Halkın çok rağbet ettiği seyirlik meydanlarını uzun yıllar şenlendirdi ata sporumuz.


SOYLU AMA İTİBARSIZ
Yağlı güreşlerin spor salonlarına taşınması bu yüzden bir devrim olarak kabul edilebilir. Asaleti ve köklü geleneklerine göre yeteri kadar itibar görmeyen ve adeta spor dünyasının üvey evladı gibi kalan ata sporumuz bu hamlesiyle kendisini ciddiye almayan spor kamuoyunu adeta sırtını yere yapıştırdı. Birçok televizyon kanalının canlı yayınladığı Balıkesir Yağlı Güreşleri, bundan sonra yılın 12 ayında spor salonuna sahip her yerde yapılabilirliğini kanıtladı. Bu sporun en karakteristik özelliklerinden bir tanesi güreş ağalığı geleneğidir. Güreş ağası, organizasyonların baştan sona bütün maddi ve manevi sorumluluğunu üstlenen kişidir.


AĞA’NIN YÜKÜ AZALACAK
Son derece itibarlı ve şerefli bir temsiliyettir ağalık. Güreş müsabakasına gelen bütün sporcuların ağırlanması iaşe ve ibade yükümlülüğü ağanın sırtındadır. Ayrıca misafirler ve seyircilerinde ihtiyaçlarını bir ölçüde karşılamak yine ağaya düşer. Güreş ağası olmak bayağı bir varlıklı olmak ve onun ötesinde cömert olmak, er meydanın vazgeçilmesidir. Hem güreşi çok sevecek hemde hiçbir masraftan kaçınmayacak bir ağa profili sayesinde bu ata sporumuz yaşadı. Kimler geldi, kimler geçti er meydanlarından. Ancak organizasyonların büyüklüğü ve masrafların sürekli yükselmesi artık ağalık’a olan talebide azalttı. Hatta bazı yıllar ağalığa kimsenin aday olmaması biraz zoraki ağaları meydana çıkardı.


KURUMSAL SPONSORLARIN YOLU AÇILDI
Sporun profesyonelleşmesi ve ekonomi ile iç içe girmesi ile kurumsal kimlik ve sponsorluk müessesini de gündeme getirdi. Spor salonuna giren yağlık güreşlerin artık kurumsal sponsorlukyolu açıldı. Bilet ücretleri, canlı yayın bağlantıları, reklam ve ilan gelirleri ister istemez ata sporundan para kazanmayı hedefleyenlerin iştahını kabartacak. Halk tarafından çok sevilen bu sporun canlı televizyon yayınları ile yılın 12 ayı evlerimize taşınması hatta özel bir lig haline gelmesi söz konusu.  Yağlı güreş klüpleri’nin açılması, kurumsal müesseselerin ekip oluşturması, sponsorluk anlaşmaları, ve para musluklarının artık ata sporu içinde açılması spor piyasasını bir hayli hareketlendireceğe benziyor.

GÜREŞ AĞALIĞI KALKABİLİR Mİ?
Güreş Federasyonu eski basın danışmanı ve spor yazarı Erden Aktoğu beyle yaptığımız istişarede kamuoyunun 800 yıllık geleneğinin bir anda çok farklı bir noktaya gitmesinin kolay kolay kabul edilemeyeceği olgusu ortaya çıktı. Erden bey, yağlı güreşte adeta kemikleşmiş bir anlayışın olduğunu ve kolay kolay bozulamayacağını söylüyor. Aynı zamanda bu gelişmenin kamuoyunda yoğun bir eleştiri bombardımanı oluşturacağı ifade ediyor. Güreş Ağalığı müessesesinin, bu sporun olmazsa olmazı olduğunu vurgulayan Aktoğu’ya, birçok noktada hak veriyorum. Ancak çağın ihtiyaçlarına uygun bir düzenleme kendiliğinden gündeme oturdu. Sadece güneşli ve sıcak havalarda yapılan yağlı güreşler karda ve kışta dahi spor salonlarında yapılacak, hem de yılın 12 ayına yayılacak. Ne kadar güzel bir haber değil mi dostlarım. Türk insanı için terör haberleri ve içimizi allak bullak eden gelişmelere inat ferahlatıcı bir gelişme.

YAĞLI GÜREŞ YAPILAN KENTLER BİRLİĞİ
Balıkesir Belediyesinin öncülüğünde, Yağlı Güreş Yapılan Kentler Birliği için kollar sıvanmış ve Bakanlar Kurulundan bir onay bekleniyor. Artık dönüş yok. Yağlı güreşler belkide klasik güreş sporununda önüne geçebilir. Zeytinyağı ile yağlanmış pırıl pırıl parlayan manda derisi kısbetleri ile sahada bütün heybetleri ile belirecek pehlivanlar, genç nesil içinde idol olabilir. Türk toplununun yeniden spora odaklanması için bir vesile olabilir mi? bilemiyorum. Ancak yeni bir heyecan dalgası oluşturacağı kesin.

Mustafa İlker Alpkaya

Hiç yorum yok :

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Uyarı:

Bu site Adg Amatörün Dünyası'na ait olup, yine onun tarafından işletilmektedir ve içerdiği görseller (metin pencereleri, grafikler, fotoğraflar, logolar, markalar vb.) uluslararası telif hakları ve ticari marka kanunları tarafından korunmaktadır. Kod ve yazılım da dahil olmak üzere, Adg Amatörün Dünyası'ında animasyon, fotoğraf, grafik, makale, yazı ve dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz, değiştirilemez, kopyalanamaz, çoğaltılamaz, yeniden yayımlanamaz, başka bir bilgisayara yüklenemez, postalanamaz, iletilemez ya da dağıtılamaz.
Telif ve mülkiyet hakları saklı kalmak koşuluyla, kişisel ve ticari olmayan kullanım amaçlarıyla bu sitenin olanaklarından yararlanılabilir.